Konya Alaaddin Camii

Alaeddin Tepesi’nin üzerindedir. Selçuklu Sultanı ı. Rukneddin Mesut (1116-1156) döneminde yapımına başlanmıştır. ıı. Kılıçarslan (1156- 1192) ve ı. izzettin Keykavus (1210-1219) devirlerinde ilaveler yapılarak genişletilmiştir. 1221 ‘de Sultan ı. Alaeddin Keykubat zamanında tamamlanarak günümüzdeki halini almıştır. Bu sebeple ‘Alaeddin Cami’ diye anılmıştır.

Cami dört ana bölümden meydana gelmiştir. ilk kısım doğudaki kırk bir sütunlu, dikdörtgen şekilli, düz damlı bölümdür. ikinci kısım bu gün mihrap ve minberin yer aldığı kare planlı, üzeri yüksek tek kubbe ile örtülü olan mekandır. Bunun batı bitişiğindeki örtüsü ayaklara bindirilmiş ve mahfel bölümü sonradan ilave edilen üçüncü bölümdür. Dördüncüsü ise kuzeyde yer alan üzeri açık avlu r. Burada avlu kapıları, revak, iki adet türbe ve sarnıç bulunmaktadır.

Duvarları kale bedenini andıran mazgallarla son bulur. Minber, caminin en önemli unsurlarının başında gelir. Selçuklu ağaç işçiliğinin en zarif örneklerindendir. 1155’de Ahlatlı Mengim Berti tarafından kımdekari tarzda yapılmış bir eserdir. Görkemli mihrabı, nefis çinilerle bezelidir. Celi sulus hatla yazılmış bordürle çevrili olup, süslemesinde geometrik ve bitkisel motifler kul- lanılmıştır. Tel şerefeli minaresi, avlunun kuzeydoğu köşesinde yükselir.

Caminin üç yönde kapıları varsa da doğu ve kuzeybatısındaki kapılar kullanılmaktadır. Taş temel üzerine taş tuğla malzemelerle inşa edilmiş bu muhteşem ‘cuma mescidi’ Ulu Camii şehre Selçukluların en güzel armağanıdır.